Uzun yıllardır kuraklık, yangınlar, kirlilik ve su kaybıyla gündeme gelen Eber Gölü, bu kez umut veren görüntülere sahne oldu.
Gölde görüntülenen flamingolar ve çok sayıda su kuşu, Eber Gölü'nün doğru adımlar atıldığı takdirde yeniden eski canlılığına kavuşabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Eber Gölü Yaşasın Hareketi tarafından paylaşılan 2 dakika 40 saniyelik görüntülerde, flamingoların gölde süzüldüğü, kuş seslerinin doğaya hayat kattığı ve Eber Gölü'nün eşsiz güzelliğinin yeniden ortaya çıktığı görüldü.
Konuya ilişkin açıklama yapan Eber Gölü Yaşasın Hareketi Başkanı Ekrem Önder Çiftçi, bu görüntülerin sevindirici olduğunu ancak mücadelenin henüz sona ermediğini belirtti.
Çiftçi, "Flamingoların Eber Gölü'ne yeniden gelmesi hepimizi mutlu etti. Bu görüntüler, doğanın kendisine fırsat verildiğinde ne kadar hızlı toparlanabildiğinin en güzel örneklerinden biridir. Ancak kimse bu manzaraya bakıp 'Sorun çözüldü.' diye düşünmemelidir. Eber Gölü'nün geleceği, yalnızca yağışlara bırakılamaz." dedi.
Eber Gölü'nün yaşaması için kalıcı çözümlerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Çiftçi, Akşehir ve Eber Gölleri Eylem Planının ivedilikle açıklaması ve uygulanmasının, Akarçay Havzası'ndaki su kaynaklarının etkin korunmasının, gölü besleyen derelerin ıslah edilmesinin, suyun plansız kullanımının önlenmesinin ve kirlilikle etkin mücadele edilmesinin artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Çiftçi açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Bugün Eber Gölü'nde gördüğümüz her flamingo, aslında bize verilmiş bir mesajdır. Eber, 'Ben hâlâ yaşayabilirim.' diyor. Bu sesi duymak ve gereğini yapmak hepimizin sorumluluğudur. Eber Gölü yalnızca Afyonkarahisar'ın değil, Türkiye'nin hatta Dünyanın ortak doğal mirasıdır. Bu mirası korumak gelecek nesillere karşı en önemli görevlerimizden biridir. Eber Gölü Yaşasın Hareketi olarak gölümüz yaşayana kadar mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz."
Eber Gölü'nde yeniden hayatın izlerini gösteren bu görüntüler, gölün korunmasına yönelik çalışmaların önemini bir kez daha ortaya koyarken, kamu kurumları, yerel yönetimler ve vatandaşlara da ortak sorumluluk çağrısı niteliği taşıyor.




