İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Av. Hakan Şeref Olgun ile Antalya Milletvekili ve TBMM Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, TBMM gündemindeki "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" için kapsamlı bir muhalefet şerhi hazırladı.
İki milletvekilinin imzasını taşıyan şerhte, teklif yalnızca hukuki yönüyle değil, hazırlanış biçimi, anayasal dayanakları ve oluşturacağı sonuçlar bakımından da sert ifadelerle eleştirildi.
"Silah Bırakmak Ayrıdır, Devletin Hukuku Ayrıdır"
Muhalefet şerhinde, Türkiye'nin terörden tamamen arındırılmasının meşru ve vazgeçilmez bir devlet politikası olduğu vurgulanırken, terör örgütünün silah bırakmasının geçmişte işlenen suçların cezasız kalmasını meşrulaştıramayacağı ifade edildi.
Şerhte dikkat çeken değerlendirmelerden biri ise şu ifadeler oldu:
"Terör örgütü silah bırakabilir; ancak Türkiye Cumhuriyeti Devleti devlet olma vasfını bırakamaz."
İYİ Parti: "Teklif Fiilen Özel Af Niteliği Taşıyor"
Muhalefet şerhinde en sert eleştirilerden biri de kanun teklifinin yargı süreçlerine ilişkin düzenlemelerine yöneltildi.
İYİ Parti, bazı soruşturma ve kovuşturmaların belirli sürelerle ertelenmesi, bu sürenin sonunda davaların düşmesi ya da kesinleşmiş cezaların infaz edilmiş sayılmasına yönelik hükümler nedeniyle teklifin yalnızca bir infaz düzenlemesi olmadığını savundu.
Şerhte, bu düzenlemelerin hukuki sonuçları itibarıyla "koşula bağlanmış özel af" niteliği taşıdığı belirtilirken, Anayasa'nın 87'nci maddesi gereği özel af kararlarının TBMM'de nitelikli çoğunlukla alınması gerektiği hatırlatıldı.
"Devlet Gücünü Hukuktan Almalıdır"
Olgun ve Poyraz tarafından kaleme alınan şerhte, terörle mücadelede kalıcı başarının ancak hukuk devleti ilkelerinden taviz verilmeden sağlanabileceği ifade edildi.
Metinde;
- Terör örgütü ve bağlantılı yapıların tamamen tasfiye edilmesi,
- Silahlı faaliyetlerin bağımsız ve denetlenebilir mekanizmalarla sona erdiğinin doğrulanması,
- Her failin bireysel sorumluluğunun bağımsız yargı önünde değerlendirilmesi,
- Terör mağdurlarının adalet beklentisinin korunması
gerektiği vurgulandı.
Şerhte ayrıca, "Devlet, terörle mücadelede hukuktan vazgeçerek değil, hukuku tavizsiz uygulayarak güçlü olur." değerlendirmesine yer verildi.
Muhalefet Şerhinin Sonunda Duygulandıran Bölüm
Hazırlanan metnin en dikkat çeken kısmı ise son bölüm oldu.
Muhalefet şerhi, PKK/KCK ve bağlantılı terör örgütlerinin saldırılarında hayatını kaybeden asker, polis, güvenlik korucusu ve sivillerin aziz hatırasına ithaf edildi.
Şehit ailelerinin yaşadığı acıya dikkat çekilen metinde, "Büyük Türk Milleti onları unutmayacak." mesajı verildi.
7 Bin 563 Şehidin İsmi Tek Tek Kayda Geçirildi
Şerhin ekinde, terör saldırılarında şehit olan 7 bin 563 kamu görevlisinin ismine tek tek yer verildiği belirtildi.
Bu yönüyle hazırlanan muhalefet şerhi, yalnızca kanun teklifine yönelik siyasi ve hukuki eleştirileri içeren bir belge olmanın ötesinde, terörle mücadelede hayatını kaybeden güvenlik güçlerinin anısını kayıt altına alan kapsamlı bir çalışma olarak TBMM tutanaklarına geçti.




