Türk Eğitim-Sen Afyonkarahisar Şube Başkanı Muhtar Demirci, Afyonkarahisar’da “Sanat Okulu” olarak bilinen köklü eğitim kurumunun yaklaşık 10 bin metrekarelik bölümünün belediyeye tahsis edileceği yönündeki tartışmalara sert tepki gösterdi.
Meselenin yalnızca Sarmaşıklı Bina’nın yıkılıp yıkılmaması olmadığını vurgulayan Demirci, “Burada tartışılan yalnızca bir bina değildir; yaklaşık 10 bin metrekarelik eğitim alanının eğitim dışına çıkarılmasıdır” dedi.
Afyonkarahisar kamuoyunda son günlerde tartışılan Sanat Okulu arazisiyle ilgili Türk Eğitim-Sen Afyonkarahisar Şubesi’nden dikkat çeken bir açıklama geldi.
Şube Başkanı Muhtar Demirci, Sarmaşıklı Bina, arka bahçe, futbol sahası ve lojmanların bulunduğu yaklaşık 10 bin metrekarelik alanın Afyonkarahisar Belediyesine tahsis edileceği yönündeki gelişmelere tepki göstererek, söz konusu girişimin yanlış olduğunu ve hayata geçirilmemesi gerektiğini belirtti.
“MESELE YALNIZCA BİR BİNANIN YIKILMASI DEĞİLDİR”
Cumhuriyet’in ilk yıllarında kurulan köklü eğitim kurumlarının Afyonkarahisar’ın eğitim hafızasını ve şehir kimliğini oluşturan en önemli değerler arasında bulunduğunu belirten Demirci, konunun yalnızca Sarmaşıklı Bina üzerinden tartışılmasına karşı çıktı.
Konuyla ilgili sosyal medya paylaşımının ardından Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın kendilerini arayarak “Okulu yıkmayacağız” dediğini ifade eden Demirci, belediyenin yazılı açıklamasında da Sarmaşıklı Bina’nın yıkılmayacağının belirtildiğini hatırlattı.
Demirci, buna rağmen kamuoyunun asıl sorusunun cevapsız kaldığını savunarak şöyle konuştu:
“Konuyu yalnızca bina yıkımı üzerinden tartışmaya açmak, asıl meseleyi gölgelemeye yönelik bir hedef saptırmadır. Çünkü burada tartışılan yalnızca bir bina değildir; yaklaşık 10 bin metrekarelik eğitim alanının eğitim dışına çıkarılmasıdır.”
TÜRK EĞİTİM-SEN’DEN PEŞ PEŞE SORULAR
Sanat Okulu arazisinin geleceğiyle ilgili kamuoyunun açık ve net biçimde bilgilendirilmesini isteyen Demirci, yetkililere şu soruları yöneltti:
“Yıkım kararı nerededir? Böyle bir karar varsa neden bugüne kadar bu binada eğitim faaliyetleri sürdürüldü? Basit bir güçlendirme ile çözülebilecek bir sorun varken neden eğitim alanı belediyeye devrediliyor? Depreme dayanıksız olduğu söylenen bir bina belediyeye tahsis edildiğinde güvenli hâle mi gelecektir? Sorun yalnızca bina ise neden yaklaşık 10 bin metrekarelik arazi devredilmektedir? Neden özellikle Sanat Okulu hedef seçilmiştir?”
Demirci ayrıca bugün yaklaşık 10 bin metrekarelik alanın devrinin gündemde olduğunu belirterek, ilerleyen süreçte kalan yaklaşık 17 bin metrekarelik bölüm için de benzer bir plan bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.
Ana binanın kültür merkezi, müze veya benzeri amaçlarla kullanılacağının ifade edildiğini hatırlatan Demirci, geriye kalan alanların hangi amaçla kullanılacağının da kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurguladı.
“13-15 YILLIK ESKİ BİR PROJENİN DEVAMI MI?”
Belediye tarafından yapılan açıklamanın soru işaretlerini gidermediğini savunan Demirci, gündeme gelen çalışmanın yaklaşık 13-15 yıldır hayata geçirilmeye çalışılan eski bir projenin devamı olduğu yönünde ciddi kanaatlerin bulunduğunu ifade etti.
Geçmişte kamuoyu tepkisi nedeniyle uygulanamadığı öne sürülen projenin yeniden gündeme gelmesinin düşündürücü olduğunu belirten Demirci, Belediye Başkanı Burcu Köksal’a seslendi.
BURCU KÖKSAL’A ÇAĞRI: “BU YANLIŞA ORTAK OLMAYIN”
Demirci açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Sayın Başkan, bu yanlışa ortak olmayın. Öğretmen bir ailenin evladı olarak, eğitim kurumlarını yaşatan bir belediye başkanı olarak anılmanız gerekirken, okul kimliğini ortadan kaldıran bir belediye başkanı olarak tarihe geçmeyin.”
Sanat Okulu’nun binlerce mezunu bulunan ve Afyonkarahisar’ın marka değerlerinden biri hâline gelmiş köklü bir eğitim kurumu olduğunu vurgulayan Demirci, okul mezunlarının, eğitim camiasının ve Afyonkarahisar halkının tepkisinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
“BİR OKULU YOK ETMEK İÇİN BİNASINI YIKMAK ŞART DEĞİLDİR”
Açıklamada, geçmişte Ali Çetinkaya Kız Meslek Lisesi’nin yaşadığı sürece de dikkat çekildi.
Okul binasının farklı amaçlarla tahsis edildiğini, eğitim kurumunun başka bir yere taşındığını ve adının değiştirildiğini belirten Demirci, yılların eğitim markasının bu şekilde ortadan kaldırıldığını savundu.
Demirci, “Bir okulu yok etmek için binasını yıkmak şart değildir. Eğitim kimliğini elinden almak da o okulu fiilen ortadan kaldırmaktır. Sanat Okulu için yaşanacak süreç de maalesef bu endişeyi doğurmaktadır” ifadelerini kullandı.
AFYON LİSESİ VE GEDİK AHMET PAŞA İLKOKULU İÇİN DE SORDU
Türk Eğitim-Sen’in endişelerinin yalnızca Sanat Okulu ile sınırlı olmadığını belirten Demirci, Afyonkarahisar’daki diğer köklü eğitim kurumlarının geleceği konusunda da açıklama istedi.
Afyon Lisesi’nin geniş bir bahçeye sahip olduğunu hatırlatan Demirci, ek binanın yıkılmasının üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen yeni bir ek bina yapılmadığını belirterek şu soruyu yöneltti:
“Afyon Lisesi bahçesinin bir bölümünün eğitim dışında farklı amaçlarla değerlendirilmesi gibi bir plan var mı?”
Demirci ayrıca şehir merkezindeki Gedik Ahmet Paşa İlkokulu’nun geleceği konusunda da kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini belirterek, “Gedik Ahmet Paşa İlkokulu da Sanat Okulu gibi olacak mı? Bu okul için de benzer planlar yapılıyor mu?” diye sordu.
“ŞEHRİMİZİN EĞİTİM HAFIZASINA SAHİP ÇIKALIM”
Afyonkarahisarlılara da çağrıda bulunan Demirci, başta Sanat Okulu mezunları olmak üzere şehirdeki köklü okulların mezunlarının örgütlenmesi ve eğitim kurumlarının geleceğine sahip çıkması gerektiğini ifade etti.
Demirci, “Bu şehir, eğitim kurumlarıyla markalaşmıştır. Sessiz kalınması hâlinde bu marka değerleri birer birer yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır” dedi.
“CUMHURİYET MİRASINI GELECEK KUŞAKLARA AKTARMALIYIZ”
Türk Eğitim-Sen Afyonkarahisar Şubesi olarak tarihi eğitim kurumlarının eğitim dışındaki amaçlarla kullanılmasına karşı olduklarını belirten Muhtar Demirci, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:
“Cumhuriyetimizin ilk yıllarında kurulan bu okullar yalnızca eğitim binaları değildir; Cumhuriyet’in eğitim anlayışını, aydınlanma vizyonunu ve şehir hafızasını temsil eden simgelerdir. Cumhuriyet’in eğitim emekçileri olarak bu simgelerin ortadan kaldırılmasına karşı durmak en temel sorumluluğumuzdur.
Tarihi eğitim kurumlarımızın eğitim dışında amaçlarla kullanılmasını doğru bulmuyor, bu okulların eğitim kimliğinin korunmasını ve gelecek kuşaklara aynı amaçla aktarılmasını istiyoruz. Yetkilileri alınan kararları yeniden değerlendirmeye; şehrimizin eğitim tarihine, Cumhuriyetimizin mirasına ve çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmaya davet ediyoruz.”




