Afyonkarahisar’ın en önemli doğal değerlerinden Eber Gölü’nün içinde bulunduğu kritik duruma dikkat çekmek amacıyla Türkiye’nin dört bir yanından 125 sivil toplum kuruluşu, platform, meslek örgütü, kooperatif ve oluşum aynı çağrı altında birleşti.
Eber Gölü Yaşasın Hareketi öncülüğündeki girişimde, göl için ölçülebilir, denetlenebilir ve takvime bağlanmış bir “Eber Gölü’nü Yaşatma Programı”nın vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi istendi.
Edirne’den Ardahan’a Eber Gölü İçin Tek Ses
Eber Gölü’nün yaşadığı çevresel sorunların çözülmesi ve gölün gelecek nesillere aktarılması amacıyla Türkiye çapında dikkat çeken bir sivil toplum dayanışması gerçekleştirildi.
Edirne’den Ardahan’a, Şanlıurfa’dan İzmir’e, Sinop’tan Hatay’a kadar Türkiye’nin farklı noktalarından 125 kuruluş, Eber Gölü için hazırlanan ortak çağrı metnine destek verdi.
Eber Gölü Yaşasın Hareketi, farklı şehirlerden ve farklı çalışma alanlarından bu ölçekte bir sivil toplum bileşeninin tek bir sulak alanın korunması amacıyla aynı metin altında buluşmasının Türkiye’de bir ilk olduğunu belirtti.
Çiftçi: “Eber Gölü Türkiye’nin Ortak Meselesidir”
Eber Gölü Yaşasın Hareketi Başkanı Ekrem Önder Çiftçi, 125 kuruluşun aynı çağrıda buluşmasının güçlü bir toplumsal iradeyi ortaya koyduğunu söyledi.
Çiftçi, şunları kaydetti:
“Edirne’den Ardahan’a, Şanlıurfa’dan İzmir’e, Sinop’tan Hatay’a Türkiye’nin dört bir yanından 125 kuruluş Eber Gölü için tek ses oldu. Farklı şehirlerden, farklı çalışma alanlarından ve farklı düşüncelerden bu kadar geniş bir sivil toplum bileşenini tek bir sulak alan için aynı çağrıda buluşturmak Türkiye’de bir ilktir.”
“Yalnızca Afyonkarahisar’ın Meselesi Değil”
Ortaya çıkan dayanışmanın Eber Gölü'nün artık yerel bir çevre meselesinin ötesinde ele alınması gerektiğini gösterdiğini belirten Çiftçi, “Bu dayanışma bize şunu açıkça gösteriyor: Eber Gölü yalnızca Afyonkarahisar’ın değil, Türkiye’nin ortak meselesidir” dedi.
Çiftçi, 125 kuruluş tarafından ortaya konulan iradenin kamu kurumlarında karşılık bulmasını beklediklerini ifade ederek Eber Gölü için somut adımların gecikmeden atılması çağrısında bulundu.
Bakanlığa “Eber ve Akşehir Gölleri Eylem Planı” Çağrısı
Çiftçi açıklamasında ilgili bakanlığa da seslenerek, Eber ve Akşehir Gölleri Eylem Planı’nın göller tamamen yok olmadan açıklanmasını beklediklerini ifade etti.
Sürecin yalnızca toplantılar ve raporlarla sınırlı kalmaması gerektiğini savunan sivil toplum kuruluşları, uygulamaya dönük adımların bir an önce atılmasını istedi.
“Göl Ağır Bir Krizin Eşiğinde”
125 kuruluşun imzasını taşıyan ortak açıklamada Eber Gölü'nün bölge açısından taşıdığı ekonomik, sosyal ve ekolojik öneme dikkat çekildi.
Açıklamada gölün yüzyıllardır bölgenin doğal dengesine, tarımına, hayvancılığına, balıkçılığına, kamış üretimine ve sosyal yaşamına katkı sunduğu, ancak bugün ciddi bir çevresel krizle karşı karşıya bulunduğu ifade edildi.
Ortak açıklamada, “Göl yalnızca bir şehrin değil, tüm coğrafyamızın ortak ekolojik değeridir” denildi.
Kuraklığın Yanı Sıra İnsan Kaynaklı Faktörlere Dikkat Çekildi
Ortak metinde iklim değişikliğine bağlı kuraklığın Eber Gölü üzerindeki baskıyı artırdığı belirtilirken, gölde yaşanan sorunlarda insan kaynaklı faktörlerin de önemli rol oynadığı savunuldu.
STK'lar özellikle Akarçay Havzası’ndaki aşırı su kullanımı, kaçak su çekimleri ile tarımsal, evsel ve sanayi kaynaklı atıkların gölün geleceğini tehdit ettiğini öne sürdü.
“Sadece Su Değil, Temiz Su Ulaştırılmalı”
Eber Gölü’nün kurtarılabilmesi için yalnızca göle ulaşan su miktarının artırılmasının yeterli olmayacağına dikkat çekilen açıklamada, temiz suyun göle ulaştırılmasının da temel önceliklerden biri olması gerektiği belirtildi.
Gölün korunmasına yönelik çalışmaların bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
125 Kuruluştan “Eber Gölü’nü Yaşatma Programı” Talebi
Ortak çağrının en dikkat çekici taleplerinden biri ise kapsamlı bir kurtarma programının hayata geçirilmesi oldu.
125 kuruluş, toplantıların, raporların ve temennilerin ötesine geçilerek ölçülebilir, denetlenebilir ve belirli bir takvime bağlanmış “Eber Gölü’nü Yaşatma Programı”nın derhal yürürlüğe konulması çağrısında bulundu.
“Kaybedilecek Tek Bir Gün Dahi Kalmadı”
Eber Gölü için zamanın giderek daraldığını savunan sivil toplum kuruluşları, kamu kurumlarını harekete geçmeye davet etti.
Ortak açıklamada şu çarpıcı mesaj verildi:
“Zaman tükenmektedir; kaybedilecek tek bir gün dahi kalmamıştır.”
Türkiye’nin farklı noktalarından 125 kuruluşun aynı çağrı altında birleşmesiyle Eber Gölü için başlatılan mücadele, Afyonkarahisar sınırlarını aşarak ülke çapında güçlü bir çevre ve doğa dayanışmasına dönüştü.




