Yeniden Refah Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Fehmi Güray Çakır, kent siyasetinde son günlerde yaşanan tartışmalar üzerinden dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Siyasette makam ve mevkinin bir hizmet aracı olduğunu vurgulayan Çakır, aday belirleme süreçlerinden liyakate, mülakat sisteminden seçilmişlerin parti değiştirmesine kadar birçok konuda önemli mesajlar verdi.
Yeniden Refah Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Fehmi Güray Çakır, Afyonkarahisar siyasetinde son günlerde yaşanan gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in “Siyasette 24 saat çok uzun bir süredir” sözünü hatırlatan Çakır, son bir gün içerisinde yaşanan siyasi gelişmelerin bu sözü bir kez daha hatırlattığını ifade etti.
Çakır, bir siyasi partiden seçilmiş belediye başkanının karıştığı iddia edilen olaylar, aynı partinin başka bir belediye başkanına yönelik gerçekleştirildiği belirtilen saldırı ve söz konusu gelişmelerin ardından aynı partinin il başkanının istifasının Afyonkarahisar siyasetinde dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“SİYASET MAKAMLARI MİLLETE HİZMET ARACIDIR”
Siyasi görevlerin kişisel çıkar veya makam hırsı için kullanılmaması gerektiğine dikkat çeken Çakır, temsil ve icra makamlarında bulunan kişilerin büyük bir sorumluluk taşıdığını söyledi.
Çakır, “Siyaset makamları, millete hizmet aracıdır. Bu yönüyle hem temsil hem de icra makamında olan kişiler büyük bir imtihanla karşı karşıyadır. Bu imtihanda ya nefisler galip gelecek ya da hak gözetilerek geriye soylu bir elveda bırakılacaktır. Bu imtihan, talip olan için ateşten gömlektir” ifadelerini kullandı.
“DÜNYEVİ HIRSLARA YENİK DÜŞÜLMEMELİ”
Afyonkarahisar’daki siyasi tartışmaları değerlendiren Çakır, makam ve mevki sahiplerinin dünyevi hırslara yenik düşmesinin toplum adına üzücü olduğunu dile getirdi.
Siyasi rekabetin insani değerlerin önüne geçmemesi gerektiğini vurgulayan Çakır, “Biz her ne kadar rakip olsak da hiçbir hemşehrimizin, hiçbir arkadaşımızın bu büyük imtihanı kaybederek hem dünyasını hem Ahiret’ini ateşe atmasını istemeyiz. İnsan, sınanmadığı konuda rahat konuşur; bu bakımdan büyük konuşmaktan da Allah’a sığınırız” dedi.
ADAY BELİRLEME SÜREÇLERİNE ELEŞTİRİ
Siyasi partilere aday belirleme süreçleri konusunda çağrıda bulunan Çakır, adayların yalnızca seçim kazanma ihtimali üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Siyaset kurumunun aday seçiminde son derece hassas davranması gerektiğini belirten Çakır, aday gösterilecek kişilerin yaşadığı ve görev yapacağı bölgede kapsamlı şekilde araştırılması gerektiğini ifade etti.
Çakır, “Her parti kendisine en uygun adayı çıkarmalıdır. Buradaki temel esas yalnızca seçimi kazanmak değil; hizmet ederek bu dünyada iz bırakmak ve adaletli bir makam sahibi olarak anılmak olmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
“PARTİZANLIK DEĞİL, LİYAKAT ESAS ALINMALI”
Kamu yönetimindeki kadro tercihlerine de değinen Çakır, partililik ve partizanlık anlayışının terk edilmesi gerektiğini söyledi.
Görevlendirmelerde liyakatin temel ölçüt olması gerektiğini vurgulayan Çakır, merkezi sınav sisteminin amacının da fırsat eşitliğini ve liyakati sağlamak olduğunu ifade etti.
Çakır, “Kadro tercihlerinde partililik, hatta partizanlık yerine liyakat esas alınmalıdır. KPSS olarak bildiğimiz merkezi sınavın mantığı da budur. Ancak biz bu mantığı ne yazık ki mülakat kavramı ile sulandırıp eğip büktük” ifadelerini kullandı.
ÇAKIR’DAN DİKKAT ÇEKEN ÖNERİ: “PARTİ DEĞİŞTİRENİN SEÇİLMİŞLİĞİ SONA ERMELİ”
Açıklamasının en dikkat çeken bölümünde seçilmiş belediye başkanları ve diğer makam sahiplerinin parti değiştirmelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çakır, bu konuda yasal düzenleme yapılması gerektiğini savundu.
Milletin sandıkta ortaya koyduğu iradenin korunması gerektiğini belirten Çakır, şu ifadeleri kullandı:
“Seçilmiş makam sahiplerinin parti değiştirmeleri kesinlikle yasaklanmalıdır. Milletin iradesi hiçe sayılmamalıdır. Seçilmiş kişi partisiyle ters düştüyse bağımsız kalabilmeli, ancak parti değiştirdiği anda seçilmişliği de sona ermelidir.”
Çakır, siyasetin yeniden hizmet, ahlak, adalet ve liyakat ilkeleri temelinde şekillenmesi gerektiğini belirterek, siyasi makamların kişisel hırsların değil, milletin menfaatlerinin gözetildiği hizmet alanları olması gerektiğini vurguladı.




