Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de bütün insanları Kendi Zat’ına yani Allah’a ulaşmayı dilemeye davet ediyor sevgili kardeşlerim.
Bugün dinimizdeki bir hurafeden bahsedeceğiz; dinimize asırlardan beri gelip yerleşmiş bir hurafe, “Ruh insana hayat verir. Ancak ölümle insan vücudundan ayrılır,
Şirk ortak koşmak demektir. Evvelki ümmetlerde insanlar güneşe, aya, yıldızlara ve buna benzer putlara tapmışlar ve onları Allah’a ortak koşmuşlardır.
“Allahû Tealâ” deyince aklımıza hemen mutluluk gelmeli. Bir bilseniz Allahû Tealâ’nın sizi ne kadar çok sevdiğini. Bir bilseniz sizin mutluluğunuz için O’nun her şeyi yapmaya hazır olduğunu.
Allah’ın indinde üç çeşit davranış biçimi vardır: Birincisi kötülük yapana aynı kötülükle karşılık vermek yani kısas tatbik etmek. İkincisi affetmek. Üçüncüsü ise kötülüğü iyilikle söndürmek.
Allah’ın indinde üç çeşit davranış biçimi vardır: Birincisi kötülük yapana aynı kötülükle karşılık vermek yani kısas tatbik etmek.
Allahû Tealâ, nefsimizin kalbinin iki kapısı olduğunu söylüyor sevgili kardeşlerim. Kalbimize Allah’tan gelen nurların girdiği bir kapı vardır;
Şu anda kendisini, dünyadaki en mutsuz, en huzursuz, en sıkıntılı insan olarak gören size sesleniyorum sevgili okuyucum.
Dünyada rahat yoktur diyorlar; lâ rahate fid dünya. Dünyada rahat yoktur demek, dünyada sulh ve sükûn yoktur, mutluluk yoktur demek.
Allah şu kâinatta en çok kimleri seviyor dersiniz? Cevabı Kur’ân-ı Kerim’den geliyor: Allah en çok insanları seviyor.
İnsanlar arası ilişkilerde sevgi mutluluğun anahtarıdır. Allahû Tealâ’nın bizi yaratmaktaki muradı bizim en üst seviyede mutlu olmamızdır. Bu açıdan çevremizdeki insanlar mutluluğumuzun yegane vasıtas...
Allahû Tealâ’nın tasavvuftan muradı, dünya saadetinin de cennet saadetinin de bütününe ulaşmış olan mutlu insanlar vücuda getirmektir.
Bu bağlantı sizi https://www.afyonilkhaber.com.tr dışındaki bir siteye yönlendiriyor.