Ermek, bir yere ulaşmak anlamına gelir sevgili kardeşlerim. Kim Allah’a ermişse, ruhunu Allah’a ulaştırmışsa onun adı ermiştir.
Ermek, bir yere ulaşmak anlamına gelir sevgili kardeşlerim. Kim Allah’a ermişse, ruhunu Allah’a ulaştırmışsa onun adı ermiştir. Ruhunu Allah’a ulaştırmış olan kişi, Allah’ın ermiş evliyası olmuştur. Evliya, velî kelimenin çoğuludur. Velî, dost demektir. Allah’a ruhunuzu ulaştırdığınız zaman Allah’ın evliyası (velîsi) olmak şerefine erersiniz.
Allah'ın yolu erenlerin yoludur sevgili kardeşlerim, Allah'ın yolu sevgi yoludur. Bu yola bir tek dilekle ulaşılır: Ölmeden evvel kalben Allah’a ulaşmayı dilemek. Allah’ın yolunun giriş kapısı bu dilektir. Sadece Allah’ı sevenler, Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir. Sevgi sizi Allah’a yaklaştıracak olan en büyük hasletinizdir. Allah’a sevgi duymayan bir insanın O’na ulaşmayı dilemesi de mümkün değildir.
Peki, Allah’a ulaşmayı dilemek bize ne sağlar? Ruhumuzun Allah’a ulaştırılmasını sağlar. İşte erenler, ruhlarını ölmeden evvel Allah’a ulaştıranlardır. O büyük mutluluğu yaşamış olanlardır. Onlar sevginin en üst boyutunu, etrafına sevginin en güzelini verenlerdir. Onların yolu sevenlerin yoludur. Erenlerden olmak; Allah’ın evliyası olmak elinizi uzatıp da tutabileceğiniz kadar yakın bir şeydir sevgili kardeşlerim.
Günümüzde insanların çoğunun evliyalar hakkındaki görüşleri;“evliyalar eskiden vardı, şimdi yok.” “Evliya mı dedin? İşte orada, türbede yatıyor. Onlar eskiden varmış. Bu zamanda evliya mı olurmuş?” diyorlar. Oysaki Allahû Tealâ evliyaları ardı arkası kesilmeksizin, her zaman parçasında ve her kavimde vazifelidir. Ancak Allah’a ulaşmayı dilemeyenler için bir velî mürşid bulunmaz.
18/KEHF-17... Allah, kimi Kendisine ulaştırırsa, işte o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa (kim Allah’a ulaşmayı dilemezse) artık onun için velî mürşid (irşad eden evliya) bulunmaz.
Peygamber Efendimiz (S.A.V) de hadîs-i şerifinde buyuruyor ki: “Evliyaya tâbî olan şâkilerden olmaz.”
O halde görüyoruz ki Allahû Tealâ insanları Allah’ın evliyası, Allah’ın dostu olmaya davet ediyor. Allah’ın evliyaları her devirde vardır, kıyâmete kadar da var olacaktır.
Çok büyük bir kısmınıza Allah’ın eren evliyası olmak, Allah’a ruhunu ulaştırmış bir evliya olmak adeta mümkün olmayan bir şey gibi görünür. İşte Muhiddin-i Arabî, işte Mevlâna Celâleddin-i Rûmî, Yûnus, Erzurumlu İbrâhîm Hakkı Hazretleri, Hacı Ahmet Yesevî, daha niceleri. Ne yapmışlar? Evvelâ Allah’a ulaşmayı dilemişler, sonra Allahû Tealâ onlara irşad makamını göstermiş. Allah onlara öyle bir mürşid sevgisi vermiş ki gitmişler hemen tövbe ederek teslim olmuşlar. Sonra da hepsinin ruhları Allah’a ulaşmış. Allah’a ruhlarını ulaştıran ermiş evliyalar olmuşlar.
Allahû Tealâ Ra’d-21’de buyuruyor ki:
13/RAD-21: Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan (cehenneme girmekten) korkarlar.
Allahû Tealâ, evliya olmayı herkese nasip kılmak için bütün faktörleri hazırlamıştır ve hepimize söz vermiştir. Hangimiz Allah’a ulaşmayı diler de Allah’ın yardımına bu sebeple ehil olursak, Allahû Tealâ mutlaka bizi Kendi Zat’ına ulaştırır.
42/ŞÛRÂ-13: “…Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).”
Allahû Tealâ bütün insanları Kendi Zat’ına davet ediyor sevgili kardeşlerim ve hepimizin sevginin sahibi olmamızı istiyor; Allah’ı sevmemizi istiyor, bütün insanları, bütün mahlûkatı sevmemizi istiyor. Bunun için kanunlarını koymuş. Sadece Allah’a ulaşmayı dilediğiniz takdirde Allah’ın istediği standartlarda bir sevginin sahibi olursunuz. Allah’a olan sevginiz arttıkça başkalarına olan sevginiz de artar. Sevdikçe sevilirsiniz. Allahû Tealâ diyor ki: “Seviniz, sevdiriniz. Nefret etmeyiniz, nefret ettirmeyiniz.” Niçin bunu söylüyor? Çünkü istiyor ki biz etrafımızdaki herkesle dost olalım. İstiyor ki etrafımıza hep sevgi dalgaları yayalım. İşte bu noktaya ulaşmanın anahtarı erenlerin yolu üzere bulunmaktır. Unutmayın ki sadece Allah’a sarılanlar ve O’na ulaşmak isteyenler bu anahtarı elde edebilirler.
4/NİSÂ-175: Böylece Allah'a âmenû olanları (ölmeden önce ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenleri) ve O'na (Allah'a) sarılanları ise, (Allah) Kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Kendisine ulaştıran "Sıratı Mustakîm"e hidayet edecektir (ulaştıracaktır).
Öyleyse sevgili kardeşlerimiz, hepimiz sevmeliyiz, sevmeliyiz ama çok sevmeliyiz. Sevenlerin yolunu yol edinmeliyiz. Hepinizin kalben Allah’a ulaşmayı dileyerek erenlerin yoluna varmanızı diliyoruz. Sizleri çok ama çok seviyoruz. Allah hepinizden razı olsun.
DR. ABDULCABBAR BORAN
ibrahimlive.com