Allahû Tealâ Bakara Suresinin 2. âyet-i kerimesinde şöyle buyuruyor:
Allahû Tealâ Bakara Suresinin 2. âyet-i kerimesinde şöyle buyuruyor:
2/BAKARA-2: Zâlikel kitâbu lâ reybe fîh(fîhi), huden lil muttekîn(muttekîne).
İşte bu Kitap ki, Onda hiçbir şüphe yoktur. Takva sahipleri için bir hidayettir.
Kur'ân-ı Kerim takva sahipleri için hidayet ise peki hidayet nedir? Hidayet, insan ruhunun ölmeden evvel Allah’a ulaştırılmasıdır. Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in lisanıyla “ölmeden evvel ölmek”tir.
2/BAKARA-120: “…De ki: “Muhakkak ki Allah’a ulaşmak (Allah’ın Kendisine ulaştırması) işte o, hidayettir.”
3/ÂLİ İMRÂN-73: “…De ki: “Muhakkak ki hidayet Allah’a ulaşmaktır.”
Bu ise sadece tek bir kalbî dilekle mümkündür; kalben Allah’a ulaşmayı dilemek. Rûm Suresinin 31. âyetinde, “Allah’a yönelin (O’na ulaşmayı dileyin) ve takva sahibi olun, böylece müşriklerden olmayın.” buyruluyor.
Kim kalben Allah’a ulaşmayı dileyerek takva sahibi olursa Allah kişinin o güne kadar işlediği bütün günahlarını affedeceğini ve o kişiyi cennete ehil biri kılacağını Kur'ân-ı Kerim’inde garanti etmektedir:
8/ENFÂL-29: Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.
Takva, lugat manası itibariyle “sakınmak, çekinmek, korkmak” anlamına geliyor. İnsanlar takva kavramına sadece lügat manasından hareketle baktıklarında hep “Allah’tan korkmak” olarak değerlendirirler, halbuki Allah’a karşı takva sahibi olmak demek, Allah’tan korkmak değil, Allah’ı sevgisini kaybetmekten korkmak, sakınmaktır.
28 basamaklık İslâm merdivenine baktığımız zaman Kur'ân-ı Kerim’de 7 safha takva olduğunu görüyoruz. Allah’a ulaşmayı dilemek, takva sahibi olmanın başlangıcı, bidayeti; iradenin Allah’a teslimiyle Allah’a köle olmak, bihakkın takva sahibi olmak ise takvanın en üst noktası, nihayetidir.
Zumer Suresinin 17. âyetinde bütün sahâbenin Allah’a ulaşmayı dileyerek takva sahibi olduğu ve hem cennetle hem de dünya saadetiyle müjdelendiği ifade ediliyor.
39/ZUMER-17: Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Bir insanın hidayete ermesi için gereken tek şey, kendi iradesiyle ve gönül rızasıyla kalben Allah’a ulaşmayı dilemesidir. Çünkü bundan sonrası Allah’ın garantisindedir.
42/ŞÛRÂ-13: (Allah) dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).
Bu Allah’ın sözüdür ve Allah vaadinden dönmez ve Allah’ın sözünde hulf olmaz. Allah bu dileği kimin kalbinde görürse o kişiye ibadetleri sevdirecektir, zikri sevdirecektir ve Allah o kişinin kalbine mürşid sevgisi koyacaktır ve hacet namazı kıldığında mürşidini o kişiye gösterecektir. İşte Allah’ın o mürşidi vesilesiyle Allah o kişinin nefsini tezkiye edecek ve 7-8 ay gibi çok kısa bir sürede ruhunu Allah’a ulaştırmasını Allah sağlayacaktır.
Hepinizin bu güzellikleri yaşamanızı Yüce Rabbimizden diliyoruz.
Allah hepinizden razı olsun.
DR. ABDULCABBAR BORAN
ibrahimlive.com