Aslında son aylarda Afyonkarahisar Belediyesi, zaman zaman yerel, zaman zaman da ulusal ölçekte çeşitli tartışmalarla konuşuluyor.

Aslında son aylarda Afyonkarahisar Belediyesi, zaman zaman yerel, zaman zaman da ulusal ölçekte çeşitli tartışmalarla konuşuluyor. Kimi gelişmeler şehir sınırları içerisinde değerlendirilirken, kimi olaylar ise Türkiye genelinde yankı bulabiliyor.

DEVLET ARŞİVLERİNDE BİR BELGE BULDUM

Bu gelişmeleri takip ederken özel inceleme merakım olan Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığının sitesinde ilginç bir belgeye denk geldim. Demek ki Afyonkarahisar Belediyesi’nde ilginç olaylar sadece bugün yaşanmıyormuş dedim.

Bu vesileyle bir tavsiyede bulunayım. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı’nın internet sitesine üye olun. Elektronik ortamda yüz binlerce belgeye ulaşabiliyorsunuz. 0,50 TL karşılığında istediğiniz belgeyi cihazınıza indirebiliyorsunuz. İşte 1925 tarihli bir belge bunlardan biri…

OKUMA YAZMA BİLMEYEN BELEDİYE BAŞKANI

Belgeyi ilk gördüğümde kendi kendime, “Afyonkarahisar Belediyesi’nde bu da olmuş, iyi mi?” demeden edemedim. Çünkü gördüğüm belge yaklaşık bir asır önce Afyonkarahisar Belediye Başkanının okuma yazma bilmediğine dair iddiaların TBMM gündemine soru önergesi ile taşındığını gösteriyordu.

Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri’nde bulunan belgede, Afyonkarahisar Belediye Başkanlığı’na okuma yazma bilmeyen yani “ümmî” bir kişinin seçildiğine dair dönemin Afyonkarahisar gazetelerinde çıkan haberlerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine taşındığı görülüyor.

AFYON BASINI YAZMIŞ, RİZELİ VEKİL GÖRMÜŞ İYİMİ

Kısacası 1925 yılında Afyonkarahisar yerel basınında bir haber çıkmış. Haberde belediye başkanının okuma yazma bilmediği ileri sürülmüş. Afyonkarahisar’a yaklaşık 1.100 kilometreden fazla uzaklıktaki Rize Milletvekili Besim Bey bu haberi görmüş ve konuyu TBMM gündemine taşımış.

“Afyonkarahisar gazetelerinde yazılanlar doğru mu?” diyerek soru önergesi vermiş Rize Milletvekili. TBMM Başkanlığı da meseleyi Dahiliye Vekâleti’ne yani İçişleri Bakanlığına göndererek inceleme istemiş.

BİZİM MEDYA 101 YILDIR AYNIYMIŞ MESELA

Burada dikkatimi çeken başka bir ayrıntı var. Aradan 101 yıl geçmiş olmasına rağmen Afyonkarahisar yerel medyasının bazı refleksleri çok da değişmemiş gibi geliyor bana. O günlerde de bazı Afyon gazeteleri, şehir dışındaki algıya nasıl yansıyacağı tartışılabilecek haberlerle gündem oluşturabiliyormuş. Bugün de zaman zaman benzer örneklerini görüyoruz.

KUVVETLE MUHTEMELEN HALİL AĞA

Belgelerde belediye başkanının adı açıkça yer almıyor. Ancak dönemin belediye başkanının Saraçzade Halil Ağa olması nedeniyle belgenin onunla ilgili olabileceği değerlendirilebilir. Halil Ağa, Afyonkarahisar’ın kurtuluşundan sonra belediye başkanlığı görevini üstlenen, şehir tarihinde önemli yere sahip isimlerden biri. Halk arasında sevilen, saygı duyulan ve bugün bile adı hatırlanan kişiler arasında yer alıyor kendisi. Bu konuyu sevgili büyüğüm ve dostum yerel tarih araştırmacıları Ahmet Tunca ve Hasan Özpınar’a ayrıca soracağım.

DEĞİŞMEYEN BİR ŞEY DAHA GÖRDÜM

İşin ilginç tarafı şu… Aradan tam 101 yıl geçmiş. Belediye başkanları değişmiş. Meclis üyeleri değişmiş. Siyasi partiler değişmiş. Belediye binası değişmiş. Ama Afyonkarahisar Belediyesi’nin gündem oluşturma becerisi ve tartışmaların odağında yer alma özelliği bir asırdır pek değişmemiş gibi görünüyor.

Bir tarafta 1925 yılında Ankara’ya kadar uzanan bir belediye başkanlığı tartışması… Diğer tarafta 2026 yılında Afyonkarahisar Belediye Meclisi’nde yaşanan ve günlerce konuşulan tartışmalar… Ve zaman zaman yerel sınırları aşarak Türkiye genelinde de gündem oluşturan başka olaylar… Kısaca, bundan tam 101 yıl önce de Afyonkarahisar Belediyesi Türkiye gündeminde konuşulabiliyormuş.

İLAHİ MURAT DİYECEKLERE

Tarih bazen eski evrakların arasından çıkar ve bugüne göz kırpar. İlahi Murat, bir eski belgeyi nereden nereye bağladın diyenlere de son bir sözüm var: Araştırın. İnceleyin. Merak edin.

İnanın, sosyal medyada saatlerce reels izlemekten, balon patlatmaktan ya da Kore dizilerinin bölümleri arasında kaybolmaktan çok daha faydalı. Çünkü bazen bir şehrin bugününü anlamanın yolu, yüz yıl önceki bir evrakı okumaktan geçebiliyor. NOKTA…