Diyeceksiniz ki şimdi, Bismillahirrahmanirrahim bu ne? Şaşırmayın, gerçekten öyle. Şimdi sosyal medya hesaplarımdan ve de www.ekonomia.com.tr adlı sitemizin “ziyaretler” bölümünde ilimiz protokolünün hemen hemen tümüne yaptığım ziyaretlerin fotoğrafları yer alır.

Diyeceksiniz ki şimdi, Bismillahirrahmanirrahim bu ne? Şaşırmayın, gerçekten öyle. Şimdi sosyal medya hesaplarımdan ve de www.ekonomia.com.tr adlı sitemizin “ziyaretler” bölümünde ilimiz protokolünün hemen hemen tümüne yaptığım ziyaretlerin fotoğrafları yer alır.
Orayı inceleyen dostlarım aylardır bana hep aynı soruyu sorarlar: “Ziyaret fotoğraflarında Afyon’da herkesin makamına yaptığın ziyaretlerin fotoğrafları var, peki Belediye Başkanı Burcu Köksal’a makam ziyareti fotoğrafın niye yok?”
Doğru tespit, gerçekten yok. Bundan önce yazılarımı yayınladığım mecrada da bir iki sefer, “Bakın bu bana çok söyleniyor, yazayım mı?” diye sormama rağmen ne yazık ki yazamamıştım. Artık kendi mecramızda bu sorunun cevabını rahat rahat vereyim; çünkü bu soru son günlerde özellikle tekrar çok sorulmaya başladı bana. Hadi buyurun başlıyoruz.
HİKÂYEYİ BAŞTAN VEREYİM SİZE
Şimdi en baştan başlayalım ki ana çatıya doğru ilerleyelim. Bu noktada Burcu ve Yasin Köksal’ı ayrı ayrı anlatarak konuyu kavramınızı sağlayayım. Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ı 2000’li yılların ortasından bu yana tanırım. Daha kendisi milletvekili değilken, Basın Caddesi üzerinde bulunan avukatlık bürosunda çok kahve içmişliğimiz ve “Cumhuriyetin Kazanıldığı Topraklar” ifadesinin bu şehre nasıl yakıştığıyla ilgili saatlerce süren sohbetlerimizin hatırı ve hukuku vardır bende.
BURCU HANIMLA BİRLİKTE 3 KİŞİ FARKLIDIR BENDE
Şundan farklıdır. Bugün bile sohbet esnasında yeri geldi mi söylerim. 2011 yılında, bildiğiniz AFTAŞ Afyonkarahisar Şehirlerarası Otobüs Terminali içerisinde bulunan Büyük Taarruz Panoramaları projesini ilk açtığım kişi Burcu Hanım’ın kendisidir.
Öte yanda bu projeye yürekten inanarak ilk maddi destek olan da kendisidir. Proje soyuttan somuta geçip uygulama noktasına geldiğinde cebimde bir kuruş para yokken, kendisinin taahhüt ettiği proje destek bedelini önüme çölde su hesabı koyan ve çalışmaları başlatmama sebep olan da kendisidir.
Bu projenin ilk sürecinde bugün hâlâ Av. İlhan Çınar, Av. Murat Çelikbaş, Av. Burcu Köksal’ın desteklerini hiç unutmam. Onların sayesinde o projenin ilk finansı ivedilikle sağlanmış ve ardından projeye diğer inananların sağladığı desteklerle AFTAŞ Panorama Projesi hayata geçmiş; bugün hâlâ otogarı gezen insanların beğeniyle baktıkları ve önünde fotoğraf çektirdikleri bir yer olmuştur orası.
Bu noktada Burcu Hanım’ın kendisiyle, milletvekili olduğu dönemin yakınına kadar çeşitli ortamlarda bir araya gelerek sohbet paylaşımlarımız olmuştur.
BAKIN ŞİMDİ NEREYE GEÇİYORUM
Ardından ilerleyen yıllarda, aynı zamanda rahmetli annem tarafından akrabam olan eşi Yasin Köksal ile hayatını birleştirdi Burcu Hanım. Allah var, benim gazetecilik noktamda siyaset haberleri yazma geleneğim olmadığı için görüşme imkânım da olmadı karı koca kendileriyle.
Bugün bile, ben abim ve ablam hâlâ bankaların müşteri hizmetleriyle konuştuğumuzda “Annenizin kızlık soyadı?” sorusuna “Köksal” diye cevap veriyoruz.
Rahmetli anacığım Semiha Akarçay ile Yasin Köksal’ın babası Mehmet Köksal öz amca çocuklarıydı; yani kuzenlerdi. Büyük dedelerden birisi aslen ata toprağımız olan Isparta Senirkent’e yerleşmiş, diğer dede de Dinar Tatarlı’da hayatını idame ettirmiş. Akrabalık bu şekilde kısaca.
Bu bağlamda sevgili annem tarafı akrabam Yasin Köksal ile aynı mesleği yani gazeteciliği icra ettiğimiz için çeşitli ortamlarda zaman zaman görüştük. Daha çok kendi öz abim Yücel Akarçay, Köksal ailesi ile daha fazla vakit geçirdiği için samimiyet oranım abime göre daha farklıydı kendileriyle. Kısaca Yasin Köksal ile akraba olmamıza ve Afyon’da farklı alanlarda aynı mesleği yapmamıza rağmen aramızda her zaman samimiyet vardır.
ÇATI TAMAM SIRA KİREMİTLERDE
Buraya kadar anlattıklarımla birlikte kafanızda çatıyı oluşturdum sanırım. Gelin şimdi kiremitlerini koymaya başlayalım konunun. Burcu Köksal’a, uzun yıllar önce Basın Yolu’nda bulunan avukatlık bürosunda yaptığımız sohbetlerde, “Fikirleriniz bu şehrin belediye başkanlığı görevine çok yakışıyor” diyen belki de ilk kişilerden birisiyimdir ben. Öte yanda yıllar sonra belediye başkanlığı adaylığını ilk duyduğumda sevinen insanlardan da birisiydim. Gelelim şimdi günümüze…
FARKLI BİR CEVAP ALDIM
Burcu Hanım, Belediye Başkanı olduktan yaklaşık üç ay sonra artık yoğunluk azalmıştır, bir randevu isteyeyim; hem hayırlı olsun diyeyim hem geçmiş yıllardaki sohbetleri yad edelim diye düşündüm. Çünkü artık benim siyaset yazmayan gazetecilik tarzıma göre kendisi bir partinin milletvekili değil, bir şehrin belediye başkanı olmuştu.

Yazılarımın içinde zaten belediye ve toplum vardı. Telefona sarıldım ve Özel Kalem Müdürü olarak görevlendirdiği Şehriban Öncel’i aradım. Nezaket dolu bir dille randevu talebimi ilettim kendisine. Ben kendisinden “Birkaç güne kadar haber vereyim Murat Bey size” cevabını beklerken farklı bir cevap aldım.
ÖNÜNÜZDE 20 BİN KİŞİ VAR DENDİ
“Önünüzde 20 bin kişi var Murat Bey” dedi Şehriban hanım bana. Kendisinin telefonda bana aktardığı bilgi aynen böyleydi. Açıkçası bu cevap beni şaşırttı. Ben de kısa bir duraksamadan sonra, “Demek ki yoğunluk tahmin ettiğimden daha fazlaymış” diye düşündüm. Kendisi de, Allah var, Başkan Hanım’a vatandaşlardan yoğun görüşme talebi geldiğini ifade ederek istersem sıraya alınabileceğimi söyledi.

Ben de “Tabii ki lütfen alın” dedim. Aradan haftalar geçti. Bir dönüş olmadı. Yaklaşık beş ay sonra, 2024 yılının Kasım ayında tekrar aradım kendisini. Bu kez randevu talebimin durumunu sordum. Telefonda yine yoğunluk nedeniyle bekleyen çok sayıda vatandaş bulunduğu ifade edildi.

DURUM KISACA BUNDAN İBARET
Yoğunluk gerçekten bu seviyedeydi ya da bana uygun bir zaman oluşturulamadı; bunu bilemem. Sonuçta belediyenin iç işleyişini, günlük programını ve randevu trafiğini dışarıdan değerlendirmem mümkün değil. Ancak aldığım cevaplar sonrasında görüşme talebimin karşılık bulmadığını düşündüm. Daha fazla ısrar etmenin de doğru olmayacağı kanaatine vardım ve bir daha randevu talebinde hiç bulunmadım.

Bu arada, sevgili Yasin Köksal ile de Nisan 2024'te gerçekleştirilen bir konser organizasyonunun ardından, bana bir konuda nezaketen de olsa basit bir teşekkürü esirgemesi nedeniyle yaşadığım bir üzüntü oldu. Durumun özeti kısaca budur. Bu vesileyle, zaman zaman bana, “Sevgili Akarçay, ilin neredeyse tüm yöneticileri, kurum amirleri ve idarecileriyle makam ziyaretlerinden fotoğrafların var da, neden Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal ile yok?” diye soranların merakını da bu satırlarda gidermiş olayım.
SIRAM GELİRSE GİDERİM TABİİ Kİ
Öte yanda, hâlâ belki de randevu sırasındayımdır kim bilir. Sıram gelirse eğer kesinlikle randevu saatine dakikası dakikasına giderim zaten. Sonuçta kendisi bu şehrin Belediye Başkanıdır. O zaman da ziyaret fotoğrafını veririm. Bazen bir gerçeği anlatmak için ana hikâyeyi anlatmak gerekir. Ben de bugün tam olarak bunu yaptım… EKONOMİA.COM.TR okuyucularıma karşı sorumlu olduğum için en baştan bu yana bütün çerçevesiyle anlattım sizlere hikâyeyi. Saklanacak bir şey yok. Haftaya görüşmek üzere.
Burcu Köksal, Afyonkarahisar, Afyonkarahisar Belediyesi, Afyon siyaseti, Yerel yönetimler, Makam ziyareti, Gazetecilik, Köşe Yazısı, Afyon gündemi, Afyon haber, Belediye Başkanlığı, Yerel siyaset, Afyon kamuoyu, Afyon basını, Afyonkarahisar Belediye Başkanı, Afyon yorum,